Sözlük (Glossar)

Last modification: 2023/08/16 https://kinderkrebsinfo.de/doi/e8939

Bu bilgilendirmede kullanılan terimleri içeren tefsirli sözlük

A B C D E F G H I K L M N O P R S T Ü V W Y Z    all  

idrar
Böbreklerde süzülüp idrar yollarından dışarı atılan bir vücut sıvısıdır. Vücutta örneğin sıvı miktarını, elektrolit dengesini ile asit-baz dengesini ayarlar. Vücudumuz metabolizma artıkları ve ilaç artıkları gibi artık gereksinim duyulmayan maddeleri idrar yoluyla dışarı atar. İdrar tahlili, vücudun iç organlarında var olan çeşitli arızalar ve düzensizlikler konusunda işaretler verebilir.

idrar torbası kateteri syn. sonda
idrar torbasının altındaki bir bölgedeki idrar akışını sağlamak için tek seferlik veya uzun süreli kullanılabilecek gereç

immün
Koruma altında, etkilenmeyen, örneğin hastalık tetikçilerinden etkilenmeyen

immünofenotiplendirme
Hücrelerin yüzeyindeki özgün proteinleri (antijenler) tespit etmek için çeşitli özel işlemlerin ve monoklonal antikorların kullanıldığı tanısal tetkik yöntemi; tek tek antijenleri tespit etmek için en sık kullanılan yöntem akım sitometrisidir.
Çocuk sağlığı ve hastalıkları alanından örnekler: İmmünofenotiplendirme bazı malign hastalıklarda (örn. lösemiler; lenfomalar) ilk tanının bir parçası olarak kullanılır. Örneğin akut lenfoblastik lösemide (ALL), bu yöntem malign hücrelerin tipinin ve olgunlaşma aşamalarının kesin olarak belirlenmesini sağlar. Bu da hastalığın farklı alt tiplere ayrılmasını ve böylece hedefe yönelik bir tedavinin planlanmasını mümkün kılar.
References: lösemi - antijen - antikor - lenfom - monoklonal antikor - akut lenfoblastik lösemi

immünohistokimyasal syn. immünohistolojik
immünohistokimyasal veya İmmünohistolojik yöntemlerle işaretlenmiş antikorlar (örneğin boya maddeleri ile) proteinler, diğer hücre ve doku yapıları görünür hale getirilir.
Çocuk sağlığı ve hastalıkları alanından örnekler: Immünohistokimya (IHK) kanser hastalıklarının tanısında önemli rol oynar.
References: antikor - histolojik

immünolojik
Vücudun savunma sisteminin yapısını ve fonksiyonları (immün sistemi) ile ilgili; organizmaya yabancı ve vücuda özgü madde ve dokuları tanıma ve bunlarla mücadele mekanizmasını içerir.

immunoterapi
Tümör ile veya diğer hastalıklarla savaşılabilmesi veya bu hastalıklara direnç oluşturulması için bağışıklık sisteminin etkilendiği tedavi yöntemi
References: tümör - bağışıklık sistemi

immunsupresif syn. bağışıklık sistemini baskılayıcı
Vücudun kendi savunma sistemini bastırıcı

indikasyon
Bir hastalık veya tıbbi durumla ilgili olan ve ilgili kişinin bilgilendirilmesini şart kılan belirli muayne ve tedavi metodlarının uygulanma sebebi.

infratentoryal
serebellar çukurun (tentorium cerebelli) altında, yani arka kraniyal çukurda yer alır
References: beyincik zarı

infüzyon
Genelllikle bir damar kateteri yoluyla uzun süreli olarak sıvıların serum şeklinde vücuda zerk edilmesi. İnfüzyon vücuda örneğin su, elektrolit, protein ve/veya ilaçların yoğun bir terapi çerçevesinde verilmesinde kullanılır.

insülin
kan şekerini düşüren ve birçok farklı metabolik süreci etkileyen hormon; pankreasın Langerhans hücrelerinde üretilir.
Çocuk sağlığı ve hastalıkları alanından örnekler: Kanser kapsamında uygulanan tedavi şeker metabolizmasında bozukluklara yol açabilir (örneğin kök hücre nakli yapılması durumunda).
References: endokrin - glukagon - kök hücre nakli

intratekal
beyin omurilik sıvısı (BOS) kanalı içine veya beyin omurilik sıvısı kanalı içinde (beyin omurilik kanalı beyin omurilik sıvısını içerir)
References: beyin omurilik sıvısı

intratekal kemoterapi uygulaması
Beyin omurilik sıvısının bulunduğu spinal kanal içine (omurga kanalı içine) hücre büyümesini engelleyen ilaçların (sitostatik ilaçlar) verilmesi işlemi

intravenöz
anlamı: damar içine veya içinde; burada: örneğin bir ilacın veya bir sıvının/süspansiyonun damardan enjeksiyon, infüzyon veya transfüzyon yoluyla verilmesi;
Çocuk sağlığı ve hastalıkları alanından örnekler: Kemoterapinin bir parçası olan sitostatik ilaçlar çoğunlukla intravenöz olarak uygulanır.
References: kemoterapi - sitostatik - damar - transfüzyon - infüzyon

intraventriküler
ventriküler sistem içine (yani beyin omurilik sıvısı içine) / ventriküler sistem içinde (yani beyin omurilik sıvısı içinde)
References: beyin ventrikülü - beyin omurilik sıvısı

ışın tedavisi syn. radyoterapi
kötü huylu bazı hastalıkların iyonize edici ışınlar yardımıyla kontrollü tedavisi.

iskelet sintigrafisi
Radyoaktif işaretlenmiş maddelerin zerkedilmesi yardımıyla iç organların veya dokuların içini görüntüleyen ve bunların fonksiyonlarını yani aktivitelerini görülebilir hale getiren bir nükleer tıp muayene yöntemidir; görüntüleme örneğin bir röntgen filmi üzerinde gerçekleşebilir. Bu suretle elde edilen siyah beyaz resimlerin kaydedilip incelenebilir hale getirilmesine sintigram denir. Muayene edilecek organa ve zerkedilecek kimyasal maddeye bağlı olarak değişik sintigrafi çeşitleri bulunmaktadır.